Mizaçlar ve Hayatın Mevsimleri

Eski gelenek bir ömrü tıpkı bir yılı okuduğu gibi okurdu. Sangüinik ilkbahar, kolerik yaz, melankolik sonbahar, flegmatik kış, her humor sırayla söz sahibi.
1011 yılı dolaylarında, Byrhtferth adında İngiliz bir keşiş, yaratılmış bütün dünyayı tek bir sayfaya sığdırmayı deneyen bir çizim yaptı. Dört mevsimi, dört unsuru, yeryüzünün köşelerinden esen rüzgarları, on iki ayı ve bir insan ömrünün dört çağını yelpaze gibi açıp hepsini tek bir çarkta birbirine bağladı. Ortadan geçenler ise her şeye dokunan niteliklerdi: sıcak, soğuk, nemli ve kuru.
Byrhtferth için bu bir süsleme değildi. Bir savdı. Yılı döndüren o dört kuvvetin, kanın içinde de dolaştığına inanıyordu.
Yıl, dört ruh haliyle
Bu inancın bir adı var, dört humor öğretisi, ve iskeleti tek elin içine sığacak kadar yalın. Her mevsim bir humor taşırdı. İlkbahar, kan gibi ılık ve nemliydi, o yüzden sangüinik olana aitti. Yaz, sarı safra gibi sıcak ve kuruydu, dolayısıyla kolerikti. Sonbahar soğuyup kurudu, kara safranın ve melankoliğin havasıydı. Kış ise soğuk ve nemliydi, balgamın kendi köşesiydi, bu yüzden flegmatikti. Bu dört isim size yeniyse, önce dört mizacın ne olduğunu okumak işinizi kolaylaştırır.
Mantık iklime dayanıyordu. Kanın, ilkbaharın ılık ve nemli havasında kabardığı düşünülürdü, bu yüzden hekim neşeli, huzursuz hastalar ve arada bir burun kanaması beklerdi. Yazın sıcağı, öfkenin ve hırsın ateşine denk düşerdi. Sonbaharın kuru, dökülen yaprakları içe kapanan bir ruh halini yansıtırdı. Kış ise soğuk ve nemli, bedeni balgamın kendi temposuna yavaşlatırdı.
Bir ömrün dört çağı
Aynı çark tek bir ömrün üzerine de serilebilirdi ve beni hala etkileyen kısım bu.
Küçük bir çocuk doğası gereği sangüinikti: ılık, nemli, çabuk gülen ve çabuk ağlayan, baştan sona ilkbahar. Gelenek, bu parlaklığın kalıcı olmayacağını, yerleşik bir benlik değil bir mevsim olduğunu söylerdi. Çocuklardaki mizacı izlemiş olan herkes, yıllar o yavaş işini görmeden önce bunun ham halini bilir.
Sonra gençlik ve hayatın en verimli çağı, sıcaklık ve kuruluk getirirdi, kolerik yaz, insanın en atılgan ve en emin olduğu dönem. Orta ve ileri yaşlar melankolik sonbahara doğru serinlerdi, daha kuru, daha düşünceli, kayıpla daha tanışık. Yaşlılık ise flegmatik kışa yerleşirdi, soğuk, ağır ve dingin.
Yani sizi yöneten humor, hiçbir zaman sabit olmak için tasarlanmamıştı. Bir gelgitti. Bir insanın, tıpkı yılın yaptığı gibi, ilkbahardan kışa dördünden de geçmesi beklenirdi.
Küçültülmüş haliyle tek bir gün
Yazarlar bu deseni daha da küçülttüler, saatlerin üzerine indirdiler. Sabah sangüinikti, kan ışıkla birlikte yükselirdi. Öğle, güneşin en tepede olduğu an, kolerikti. Öğleden sonranın ve akşamın uzun gölgeleri melankolikti. Gece ise flegmatikti, beden uykuya doğru soğurdu.
Düzenli bir fraktal: aynı dört vuruş bir günde, bir ömürde ve bir yılda, her biri bir diğerinin içine yuvalanmış. Bu düzgünlük, çekiciliğin büyük bölümünü oluşturuyordu. Tek bir fikir, öğlen fırlayan ateşi de, alacakaranlıkta gelen çöküntüyü de, kırlaşan saçlarla giren temkini de açıklıyor gibiydi.
Şiirin doğru bildiği şey
Bugün kara safranın gerçek bir sıvı olmadığını ve sonbaharın onu koyulaştırmadığını biliyoruz. Tıp olarak bu şema yanlıştı ve ona güvenen insanlar hastalarını ellerindeki en iyi haritayla tedavi ediyorlardı.
Ama bu eski tablonun aslında ne iddia ettiğine bakın. Mizacın doğuşta üzerinize basılıp öylece bırakılan bir etiket olduğunu değil. Tam tersini söylüyordu: hızlı, parlak bir doğanın soğuyup derinleşebileceğini, yaşın sükunetinin çocuğunkiyle aynı benlik olmadığını ve zaten hiçbir zaman olmasının beklenmediğini. Bir ömrün bir biçimi vardı ve o biçim mevsimseldi.
Modern psikoloji, kendi kuru sözcük dağarcığıyla, insanların yaşlandıkça yumuşadığını, biraz daha sakin ve oturmuş hale geldiğini kabul etme eğiliminde. Humoral yazarlar aynı şeyi hava durumu diliyle anlatıyorlardı. Bir insana bakıp dönen bir yıl görüyorlardı ve hareket konusunda yanılmıyorlardı, yalnızca sebep konusunda. Bunda saklamaya değer bir şey var. Şu an her ne iseniz, bu kısmen içinde durduğunuz mevsimdir ve mevsimler değişir.
Mizacını bul
Testi çöz

